İnşaat Sektörü
Türk inşaat sektöründe 48 ülkede 500 proje var

Türk inşaat sektörünün İzmir verilerine göre, geçen yıl 48 ülkede fazla 20 milyar dolarlık 500 proje etrafında üstlendi.

Türk inşaat sektörünün İzmir Ticaret Odası veya İZTO verilerine göre, geçen yıl 48 ülkede fazla 20 milyar dolarlık 500 proje etrafında üstlendi.

Inşaat ve yapı ürünleri sektöründe gösterdiği başarı, Türk ekonomisinin itici sanayi, itiraz götürmez, Akın Kazançoğlu, İZTO başkan yardımcısı Yönetim Kurulu Başkanı, Anadolu haber ajansına konuşan söyledi. “İnşaat sektöründe iç piyasa ve hızla büyüyen yakın ülkelerde de hızla büyümeye devam edecektir.

"Son 30 yılda, inşaat sektöründe 89 ülkede yaklaşık 200 $ milyar dolar değerinde yaklaşık 6000 proje üstlenmiştir" Kazançoğlu dedi. "Sadece geçen yıl bu rakam 48 ülkede 20 milyar dolarlık 500’den fazla proje değerdi. Türkmenistan, Libya, Irak ve Rusya önde gelen ülkelerdir.

"Son yıllarda Afrika ve Asya pazarlarında ve Rusya başarmıştır sektörü, Türk hükümetinin önderliğinde daha fazla gelişecek. Türk inşaatçılar imzalanması gerekmektedir Afrika ülkelerinde iş olması için önünü Takas anlaşmaları, "Kazançoğlu dedi.

"Inşaat sektörü geliştirmek ve rekabet gücünü artırmak için, vergi yükü düşük olmalı, yeni finansal araçların yürürlüğe konmalı ve yüksek enerji maliyetleri düştü edilmelidir."

200.000 ‘den fazla şirket, Türk inşaat sektöründe faaliyet göstermektedir. “Istihdam olanakları açar sektörü, Türkiye’nin gayri safi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde 6’sını oluşturan,” Kazançoğlu dedi.

Sektörde kayıtlı çalışan sayısı 1,5 milyon olduğunu, Kazançoğlu söyledi. “Ancak, mimarlar, mühendisler, yapı malzemesi üreticileri, dağıtıcıları ve satıcıları ile bu rakam 3 milyon ulaşır ve toplam GSYİH’nın yüzde 35’i oluşturuyor.”

Türkiye’de yüzde 3 payını artırma, son 10 yılda dünya inşaat ürünleri ihracatında 21 den sekizinci iyileşmiştir, dedi. “Bu rakam tam yüzde 23 Avrupa ülkeleri Orta Doğu ülkeleri, bunu yüzde 22 ihraç ve yüzde 16 Türkiye’nin komşu ülkelere almaktır.”

Türkiye’nin en pahalı enerjinin bir kısmını kullanıyor olsa bile, doğal taş ve mermer üretiminde beşinci, dünya çimento üretiminde yedinci ve demir ve çelik 10. sırada yer alıyor.

Bilgi teknolojisi altyapısını geliştirerek, Türkiye teknoloji odaklı olma hedeflemek yerine verecektir üretim odaklı, Kazançoğlu, Türkiye’nin araştırma ve geliştirme ve yenilikçilik yeteneği artırarak zorlukların üstesinden gelmek gerektiğini sözlerine ekledi.

'İnşaat sektörünün geliştirilmesi yasası'
Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Yasası”yla inşaat sektöründe ve emek piyasasında gelişmeyi hedeflediklerini söyledi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Yasası” ile işsizliği azaltmayı, ekonomiyi canlandırmayı, inşaat sektörünü, tüm mühendislik disiplinlerini ve teknik müşavirlik sistemini geliştirmeyi istediklerini söyledi. Bayraktar, “Mükemmellik bizim aradığımız en önemli nesnedir” de dedi.

"6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu ve Uygulamaları Eğitimi" programının açılışında konuşan Bayraktar, "Dünyanın 100-120 devletinde mühendislik ve teknik müşavirlik ofisi olan, 30 bin personel çalıştıran teknik müşavirlik büroları var. Bunlar pastayı yiyiyor. Biz biraz ameleliğini yapıyoruz işin. Bu yasa, bize onu da getirecek Allah’ın izniyle" dedi.

Bayraktar, Bakanlık çalışanlarından “bakanlığın vizyonunu ve misyonunu zayıflatacak olanların elemine edilmesini” de isteyerek şunları söyledi: “Bu bakanlık bizim ekmek ocağımız, ekmek kapımız, bizim namusumuz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yeni kurulan bir bakanlık. Bir yıllık bakanlık, emekleme döneminde… İlk başlarda saldırı olur, tepki olur. Tabii ki zor bu. Ülkemiz her bakımdan zor bir ülke…”

"Cumhuriyetin kuruluş manifestosuyla yıkanmış insan…"

Bayraktar, yasa ile neyi hedefledikleri konusunda şöyle dedi: “Afet riskli alanların dönüştürülmesi, afet riskli binalardan Türkiye’nin kurtulması, salaş ve kaçak yapılardan Türkiye’nin kurtulması ve enerjiyi savurmayan binaların üretilmesi, konfor üreten mekânların üretilmesi, yeşil alanları, sosyal donatıları olan modern hayatın gerektirdiği bütün sosyal donatıları kendi içinde barındıran, hem afetler hem deprem, hem güvenlik yönünden modern yerleşim birimlerinin üretilmesi… Bunu yapmak zorundayız, bunu yapacağız. Bunun parasını da bulacağız. Yasamız var.”

"Sıfır gecekondu, kaçak ve salaş yapı" anlayışıyla, depreme dayanıklı, mühendislik hizmeti alan, mimari bakımdan dizaynı güzel, tarihi ve yöresel unsurları barındıran bir konsept ortaya koyacaklarını belirten Bayraktar, "Burada siyaset yok. Bu işi siyaset dışı, siyaset üstü bir anlayışla beraber götürmemiz lazım. İnanın bu Türkiye'ye çok ciddi şekilde katkı sağlayacak” dedi.

Bayraktar, “Mert olan, insan olan, bu vatanın özü, bu vatanın kuruluş, cumhuriyetin kuruluş manifestosuyla yıkanmış ve Cumhuriyetin kuruluş manifestosu ruhuyla oluşmuş insan kaçmayı, kurtulmayı, gitmeyi, günü kurtarmayı, rutin olmayı kabul etmez, edemez. Mutlaka başarı bizim hedefimizdir. Mükemmellik bizim aradığımız en önemli nesnedir” de dedi.



Kaynak: http://www.imc-tv.com/haber-insaat-sektorunun-gelistirilmesi-yasasi-3790.html#ixzz22xScOOda

İnşaat sektörü, rekor katma değerle Türk ekonomisi için can simidi oldu

İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, konut sektöründeki canlanma sayesinde 2010 yılında inşaat sektörü için büyümeye geçiş döneminin başladığını vurguladı.

2010 yılında ekonomik krizin etkilerini üzerinden atan ve yılı %15,1 oranında büyümeyle kapatacağı öngörülen inşaat sektörü 10,8 milyar dolar reel katma değere ulaştı. Net ihracatçı yapısı ve istihdam odağı olması gibi özellikleriyle dikkat çeken inşaat malzemeleri sanayisi ise 68,1 milyar TL’liküretim hacmiyle ekonominin lokomotifi olmaya devam etti.

İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, konut sektöründeki canlanma ve ihracattaki başarılı performans sayesinde 2010 yılında inşaat sektörü için kayıpların telafi edilerek büyümeye geçiş döneminin başladığını vurguladı.
İMSAD için Etiplan Araştırma Şirketi tarafından hazırlanan İnşaat Malzemeleri Sektöründe Dağıtım Kanallarının Geleceği Araştırması’nın ekonomik verilere yer verilen ilk bölümü sonuçlarına göre, inşaat sektörünün 5 yıllık ortalama büyüme hızı %13,6 olacak. Aynı dönemde GSYH yıllık ortalama artışının ise %5 civarında seyretmesi bekleniyor.

Net ihracatçı bir sektör olan inşaat malzemesi sanayisinin dış ticaret fazlası 2010 yılında 11,5 milyar doları aştı.  Aynı yıl ihracatın ithalatı karşılama oranı %260’a erişti.

Araştırmada; yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde, gelecek beş yıl için ortalama yıllık artış hızının %12,8’e, 2015 yılında iş hacminin 40,4 milyar dolara ulaşacağı öngörüldü.

İnşaat malzemeleri sanayisinin bugünkü üretim hacmi 68,1 milyar TL’ye ulaşırken, bu değer 30 alt sektör ve 135 ürün grubunu kapsıyor. Sektörde önümüzdeki beş yılın büyüme ortalaması %14,5 olarak tahmin ediliyor.

İnşaat malzemeleri sanayisinde 2008 yılında 24,3 milyar dolara kadar çıkan ihracatın, küresel ekonomik krizin etkili olduğu 2009’da gerileme kaydettikten sonra 2010 yılında 18,7 milyar dolara ulaşacağı bekleniyor. İhracatın son beş yıldaki ortalama yıllık artış hızı %15 olurken, bu artış hızının gelecek yıllarda (2011-2015) yılda %16,5 oranında olması bekleniyor.

2010 yılı itibarıyla en fazla inşaat malzemesi ihraç edilen ülkeler ise Irak, Mısır, Libya ve BirleşikArap Emirlikleri oldu. Bu ülkeleri İngiltere, Cezayir, Almanya ve İran izledi. Bu sekiz ülkenin toplamdaki payı %45’i buluyor.

Net ihracatçı bir sektör olan inşaat malzemesi sanayisinin dış ticaret fazlası 2010 yılında 11,5 milyar doları aştı.  Aynı yıl ihracatın ithalatı karşılama oranı %260’a erişti.

İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan: “İnşaattaki toparlanma Türkiye ekonomisinin büyümesine ve istihdama olumlu yansıdı.”
“Küresel ekonomik krizin ardından gösterdiği toparlanma performansıyla dünya sıralamasında yerini alan Türkiye ekonomisi, 2010 yılının ilk dokuz aylık döneminde GSYH gelişme hızında %8,9 oranında artış kaydetti. İnşaat sektörü ise yılın 3. çeyreğinde %24,6 oranında büyüme yaşayarak en hızlı büyüyen sektör oldu. Böylece her zaman dile getirdiğimiz lokomotif sektör olgusu bir kez daha ispatlandı. İstihdam ayağında da 2010 yılında toparlanma sinyali belirginleşti. 2007 yılının ilk çeyreğinden beri ilk kez artıya geçen istihdam verisi, inşaat sektöründeki toparlanmanın tabana yayılmaya başladığını gösteriyor. Türkiye ekonomisinin %7-8 büyümeyle tamamlayacağı beklenen 2010 yılı, inşaat sektörü için kayıpların telafi edilerek büyümeye geçiş dönemi oldu.”

Prof. Dr. Kerem Alkin (İMSAD Ekonomi Danışmanı): 3x100 milyar $ hedefini yakalayabilir, hatta geçebiliriz!”

“Cumhuriyet’in 100. yılının kutlanacağı 2023’e doğru 2 trilyon TL düzeyinde, diğer bir ifade ile 1,5 trilyon dolara yakın bir ekonomik büyüklüğe ulaşmayı hedefleyen Türk ekonomisinde, inşaat sektörünün bu hedefe önemli katkı sağlaması, GSYH büyümesindeki katkısını yüzde 5,5’den yüzde 7’ye yükseltmesini gerektirmektedir. Bunun anlamı, Türkiye’de özel sektör ve kamu sektörü tarafından gerçekleştirilen toplam sabit yatırımların her yıl reel olarak en az yüzde 15 artması gerekirken, inşaat sektörü yatırımlarının da en az yüzde 20’lik bir artış yakalaması gereğidir.

İnşaat sektörü, bulunduğumuz coğrafyada, 1. ve 2. kuşak komşu ülkelerde 2023’e kadarki zaman diliminde alt ve üst yapı inşaat projelerindeki hamleyi dikkate alarak, inşaat malzemesiihracat hacmini 100 milyar dolara, müteahhitlik hizmetlerinden Türkiye’nin elde ettiği geliri 100 milyar dolara ve yurtiçi inşaat sektörü hacmini de 100 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Türkiye, 2023 yılında toplam ihracatının yüzde 20 ile 25oranında bir bölümünü yüksek kalitede ve nitelikli inşaat malzemesi ihracatı ile gerçekleştirmeyi başarırsa; 100 milyar dolarlık inşaat malzemesi ihracat hedefi başarılabilir. Ulusal bazda ise; Türkiye’nin toplam sabit yatırımlarının en az yüzde 50’sinin inşaat sektörü yatırımları olarak gerçekleşmesi ve inşaat yatırımlarında ortalama reel büyümenin yüzde 18 düzeyinde gerçekleşmesi, sektörün yurtiçi pazar büyüklüğünün de 100 milyar doları yakalaması, hatta geçmesi anlamına gelecektir.”


Rakamlarla Türk inşaat sektörü

2010 büyüme oranı: %15,1 
Reel katma değer: 10,8 milyar dolar
Özel sektör inşaat yatırımlarının büyüklüğü: 57,6 milyar TL
Kamu inşaat yatırımlarının büyüklüğü: 31,1 milyar TL
İnşaat sektörünün ürettiği toplam katma değer: 59,3 milyar TL
GSYH içindeki payı: %5,6
Toplam yatırımlardaki payı: %46,1
İnşaat sektöründe çalışan sayısı: 1.307.000
Toplam istihdamdaki payı: %5,7
Dolaylı istihdam hacmi (kayıt dışı dahil): 4.560.000


2015 öngörüleri

GSYH Büyüme Oranı                                       : %4,7
Toplam Sabit Yatırımlar Artış Oranı     : %7,5
İnşaat Sektörü Büyüme Oranı   : %10,1
Yurt dışı Müteahhitlik Hizm. Büyüme Oranı : %15,0
Yurt dışı Müteahhitlik İş Hacmi   : 40,4 Milyar USD
İnşaat Malzemeleri Sanayi Büyüme Oranı  : %14,5
İnşaat Malzemeleri İhracatı Büyüme Oranı  : %17,5
İnşaat Malzemeleri İhracat Hacmi   : 40,2 Milyar USD

Türk İnşaat Sektörü Yurtdışı İstihdamını Yüzde 40 Artırdı

Türk inşaat sektörü, ilk 8 ayda yurtdışı istihdam oranını geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde 40 artırdı.

Türk inşaat sektörü, ilk 8 ayda yurtdışı istihdam oranını geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde 40 artırdı.

Kariyer. net İstihdam Endeksi verilerine göre bu dönemde Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlarında çalıştırılmak üzere toplam 4 bin 500 kişiye yeni iş imkânı doğdu. En çok istihdam sunan ülkeler ise Suudi Arabistan ve Sudan oldu. Bu ülkeleri Irak, Rusya, Türkmenistan, Afganistan, Cezayir, Azerbaycan,Zambiya, Komorlar, Cibuti, Umman, İran, Hindistan, Kazakistan, Katar ve Ukrayna takip etti.

Kuzey Afrika ve Ortadoğu’yu etkisi altına alan Arap baharı nedeniyle yurt dışı yatırımlarını Doğu Afrika veHindistan’a kaydıran Türk inşaat sektörü, rekor seviyelere varan yeni fırsatlarla istihdamın lokomotifi olma rolünü sürdürdü.

Cubuti’den Komorlar’a, Hindistan’dan Ukrayna’ya kadar geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürdü. Kariyer. net Genel Müdürü Yusuf Azoz, inşaat sektörünün sağladığı istihdam imkanıyla lokomotif sektör olmayı sürdürdüğünü vurguladı.

Azoz, “Türk inşaat sektörü tarafından yurt dışında talep gören mavi yaka ve beyaz yaka konumları, yurt içi için gelen taleplerle kıyaslandığında paralellik yaşandığı görülüyor. Ancak tercüman ve aşçı gibi yabancı ülkelerde yaşama katkı sağlayan pozisyonların yoğun bir şekilde istihdam edildiği gözleniyor. ” dedi.

İnşaat Sektörüne Bakış

Yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla ülke ekonomileri için çoğu zaman bir kaldıraç görevini üstlenen İnşaat Sektörü ayrı bir öneme sahiptir. Zira günümüzde ‘inşaat’, yalnızca çevrenin inşa edilmesini değil, bakım, onarım ve işletilmesine katkıda bulunan faaliyetlerin tümünü içerecek şekilde değerlendirilmektedir. İnşaat üretimi artık yalnızca yapının üretimi olarak algılanmamakta; çevreyle dost, sosyal sorumluluk taşıyan, sosyal yaşama, toplumsal yapıya doğrudan etki eden, saydam ve sürdürülebilir üretim anlamına da gelmektedir.

Büyük ölçüde ulusal sermayeye dayanan Türkiye İnşaat Sektörü, yüzlerce meslek dalını ilgilendirmesi nedeniyle istihdam ve üretim sürecini önemli ölçüde etkilemektedir. Ulusal ve uluslararası alanlarda büyük bir deneyime ve potansiyele sahip olan sektör, kendisine bağlı 200’den fazla alt sektörü harekete geçirme özelliğiyle ‘lokomotif sektör’ ve büyük istihdam kaynağı olması özelliğiyle de ‘sünger sektör’ olarak adlandırılmaktadır. İnşaat sektörünün hemen hemen bütün üretimi ‘yatırım malı’ sayılmaktadır. Sektöre girdi sağlayan ve faaliyetlerini bu sektördeki gelişmelere bağlı olarak devam ettiren öteki sektörlerin katkısı da dikkate alındığında, inşaat sektörünün GSMH içindeki payının yaklaşık %30 düzeyinde olduğu görülmektedir.

Sektörün yoğun etkileşim içinde olduğu alt sektörleri de şu şekilde sıralamak mümkündür: Yurtiçi müteahhitlik hizmetleri ve belgelendirme, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri, teknik müşavirlik hizmetleri, gayrimenkul, finans, iş ve inşaat makineleri, inşaat malzemeleri sanayisi.

Diğer yandan inşaat malzemeleri sanayii de şu başlıklarda incelenebilir: Çimento, hazır beton, prefabrikasyon, seramik, tuğla ve kiremit, bims (ponza ve süngertaşı), alçı, kireç, gazbeton, cam, demirçelik, boru, alüminyum, ahşap, plastik, boya, doğal taşlar, yalıtım, çatı kaplama malzemeleri, ısıtma-soğutma-havalandırma, asansör, aydınlatma, mutfak ve banyo, mobilya.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE’DEKİ GELİŞİMİ

İnşaat Sektörü, Cumhuriyet’in ilk yıllarında öncelikle demiryolu hatları ve büyük su projeleriyle başlamıştır. Bu hamle, 2. Dünya Savaşı’nın sona erip, dünyada liberalleşme rüzgârlarının esmeye başladığı 1950’lere kadar devam etmiştir.

İnşaat Sektörü’nün 50’ler ve 60’lardaki gelişiminin ardındaki temel etken, kamu altyapı yatırımlarıdır. İnşaat ve Taahhüt Sektörü’nün gelişimi bu dönemde hız kazanırken, Türkiye’nin 1952’de NATO’ya girişi, altyapı yatırımlarını artırıp, firmalara hem yabancılarla çalışıp tecrübe kazanma, hem de düşük maliyetlerle makine parkına sahip olma şansı vermiştir.

Söz konusu dönemde sanayi yatırımları daha çok özel sektöre terk edilmiş, toplam yatırımların yaklaşık yarısını teşkil eden kamu yatırımları ise ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarından oluşmuştur. Kamu ihalelerini kazanan Türk firmaları, bu alanda edindikleri tecrübeyle daha sonraki yıllarda yurtiçinde ve yurtdışında önemli projelere imza atmaya başlamışlardır.

Başta barajlar, hidroelektrik santralleri, karayolları ve NATO ihaleleri olmak üzere bu hamle Müteahhitlik Sektörü için de büyük bir deneyim ve atılım anlamına gelmiştir.

Türkiye’de 1980’li yıllardan itibaren ciddi gelişim göstermiş olan İnşaat Sektörü’nün büyüme eğilimi, 1988 yılından sonra yavaşlamıştır. Ayrıca 1988 yılında liberalizasyon süreci ve artan faizlerle yükseliş gösteren yatırım maliyetleri sonucu, inşaat talebi düşmüştür. 1993-2003 döneminde Türkiye Ekonomisi %26,13 oranında büyürken, İnşaat, Kamu İnşaat Sektörü’ndeki yatırımların azalması sonucu ana sektörler arasında küçülen tek sektör olarak %22,4 oranında daralma göstermiştir.

Konut Sektörü, 2004 yılından itibaren ise canlanmaya başlamış, 2005’in ilk yarısında inşaat ruhsatlarındaki artış oranı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %40 olmuştur.

Türk Müteahhitleri 1970’li yılların başlarından bugüne kadar geçen sürede 70 ülkede sayıları 5000 civarında proje gerçekleştirmiştir. Bunların toplam bedeli 130 milyar USD civarındadır.

SEKTÖREL PANORAMA

İnşaat Sektörü’nün GSYH içindeki payının son 5 yıllık gelişimi incelendiğinde %5,8-6,5 arasında değiştiği görülmektedir. 2006 yılında %18,5 gibi yüksek bir büyüme oranı yakalayan sektörün aynı yıl GSYH’den aldığı pay %6,4 olurken, 2007 yılında %5,7 büyümesine karşın katkısı %6,5 olarak gerçekleşmiştir. 2008 yılında ise %7,6 küçülen İnşaat Sektörü’nün aynı yıl GSYH’den aldığı pay %5,9, 2009’da ise % 5.2 olmuştur.

2010 yılının ilk 3 çeyreğinde ise bu katkı sabit oranlarla %5.6’ya yükselmiştir.

2006 yılında Türkiye’nin ekonomik büyümesinde yakalanan %7’lik rakamın yaklaşık %20’si inşaat ve inşaat malzemeleri sektörlerindeki büyümeden kaynaklanmıştır. 2007 yılında İnşaat Sektörü 22,41 milyar USD, inşaat malzemeleri sektörü de 5,75 milyar USD katma değer yaratmıştır.

2008 yılında ise, global ölçüde tüm sektörlerde hissedilen yavaşlama nedeniyle İnşaat Sektörü %7,6 daralmıştı. Sektör, 2009’da da %16 daralarak 36.6 milyar TL’ye gerilemiştir. 2010 yılında ise, yılın 3’üncü çeyreğinde gerçekleştirdiği 11.63 milyar TL’lik cari değerle ilk 9 ay sonunda kamu ve özel sektörün yaptığı yatırımlarla 33,36 milyar dolara ulaşmıştır.

İnşaat maliyetleriyle ilgili önemli bir gösterge olan Bina İnşaatı Maliyet Endeksi, 2010 yılı 4. dönem itibariyle, bir önceki yılın aynı dönemine göre %5.75’lik artışla 147.08 puan düzeyinde bulunmaktadır.

Sektörün toplam istihdama katkısı %15 oranındadır. TÜİK tarafından gerçekleştirilen Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre sektörün 2006 yılında toplam istihdam içerisindeki payı %5,7, 2007 yılında ise 35 bin kişilik artışla %5,8 olarak gerçekleşmiştir.

2010 yılı Şubat ayı sonunda ise İnşaat Sektörü’ndeki istihdam 1 milyon 133 bin bin kişi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu rakamla İnşaat Sektörü’nün toplam istihdamdaki payı ise %5.3 olarak gerçekleşmiştir.

2011 yılı Mayıs ayında yayımlanan son rakamlara göre 2011 Şubat ayı itibariyle TÜİK verilerine göre İnşaat Sektörü’ndeki istihdam 1 milyon 338 bin kişi ile %5,9 olup, bu sayının 52 bini kadındır. İnşaat Sektörü’nün istihdam ettiği kişi sayısı 2011 Şubat ayı itibariyle son bir yılda yaklaşık 205 bin kişi artmıştır.

Diğer yandan NACE Rev.2′ye göre hesaplanan 2005=100 temel yıllı, Üç Aylık  İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi 2011 yılı 1. döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %7,2 artmıştır.

Bina İnşaatı Sektörü İstihdam Endeksi %8,2 artarak 69,3′ten  75,0′a, Bina Dışı İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi %5,8 artarak  98,9′dan 104,6′ya yükselmiştir.

Üç Aylık İnşaat Sektöründe Çalışılan Saat Endeksi 2011 yılı 1.  döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,4 artmıştır. Bina İnşaatı Sektörü Çalışılan Saat Endeksi %6,4 artarak 68,8′den  73,2′ye, Bina Dışı İnşaat Sektörü Çalışılan Saat Endeksi %6,3 artarak  99,0′dan 105,2′ye yükselmiştir.Üç Aylık İnşaat Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi 2011 yılı 1.  döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre % 16,8 artmıştır.

Bina İnşaatı Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi %18,5 artarak  122,5′ten 145,3′e  Bina Dışı İnşaat Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi  %14,9 artarak 172,9′dan 198,5′e yükselmiştir.

2008 yılında kurulan şirket ve kooperatiflerin %14’ü, kapanan şirket ve kooperatiflerin ise %13’ü inşaat alanında hizmet vermektedir.

2010 yılının ilk dokuz ayında bir önceki yıla göre yapı ruhsatı alan bina sayısı %10,3 artarak 68 bin 531’den, 75 bin 569’a çıkmıştır. 2010 yılında, önceki yıla göre belediyeler tarafından Yapı Ruhsatı verilen yapıların yüzölçümünde %30, bina sayısında %10,3, değerinde %38,4, daire sayısında %34,1 oranında artış kaydedilmiştir.

SEKTÖREL ANALİZ

Türkiye’de 2010 yılında inşaat izinlerinde gözle görülür bir artış yaşanmıştır. 2010 yılının ilk 9 aylık döneminde verilen inşaat izinlerinin toplam sayısı geçen senenin aynı dönemine kıyasla %41 artış göstermiştir. Her ne kadar tecrübeler bu izin alan inşaatlarının %60 ila 70’inin gelecek yıl inşa edileceğini gösterse de, sayılar 2011/2012 döneminde İnşaat Sektörü’nde bir büyüme yaşanacağının göstergesi olarak kabul edilebilir. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında önümüzdeki 5 yıl için sektörün en büyük pazarlarının Türkiye ve Rusya olacağı görülüyor. 2011’in ortalarından itibaren Ukrayna’nın da Türk İnşaat Sektörü için önemli bir pazar olarak yeniden ortaya çıkması beklenmektedir.

Türkiye’nin İnşaat Sektörü’ndeki olumlu görünümün temelinde birbiriyle bağlantılı dört gelişme dikkat çekmektedir. Bunlardan en önemlisi her yıl 1 milyon civarında seyreden nüfus artışıdır. Bu rakam, yılda ortalama 200 bin yeni konut ihtiyacı anlamına gelmektedir. İkinci önemli faktör, hanelerdeki nüfus sayısında görülen azalmadır. İş veya eğitim nedeniyle kırsal alandan kentlere yaşanan göçün konut talebini artıracak 3’üncü neden olduğu düşünülürken, Türk ekonomisinde devam eden pozitif büyüme eğilimi de talep artışı beklentilerini güçlendiren 4’üncü faktör olarak göze çarpmaktadır.

Yapılan anketlerde ve görüşmelerde sektör oyuncularının daha hızlı büyüme için talepleri ‘istihdam ve vergi yüklerinin azaltılması, KDV oranının düşürülmesi, yeni finansman araçları sunulması ve kampanyalar düzenlenmesi, elektrik ve doğalgaz maliyetlerinin düşürülmesi, özel sektör inşaat yatırımlarının desteklenmesi ile tapu harçlarının indirilmesi’ şeklinde sıralanıyor.

Sektör profesyonelleri, inşaat sektörünün en önemli problemlerinden kayıt dışıyla mücadele için de tedbirler alınmasını, ayrıca konut kredisi vadelerinin uzatılmasını ve emlak vergilerinin düşürülmesini talep ediyorlar.

Uzmanlar, yeni bir uluslararası kriz yaşanmaması durumunda Türkiye’de inşaat izinlerinin 2013 yılında 800 bin kadar, tamamlanmış konut sayısının da 600 bin kadar olması bekleniyor.

Tüm Avrupa ülkelerinin konut dışı inşaat sektörlerinde konut sektörüne kıyasla daha büyük dalgalanmalar görülmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin konut dışı inşaat sektöründeki inşaat izinlerine 2010 yılında yüzde 37 gibi bir artış görülmüş olması anormal değildir. Türkiye’deki iki haneli büyümenin 2011’de de devam etmesi beklenmektedir. Ancak konut dışı inşaat sektörünün döngüsel doğası izin sayılarının 2012 veya 2013 yıllarında bir azalma göstereceğinin sinyallerini vermektedir.

Orta vadede güçlü ekonomik büyüme ofis ve ticari binalar için istikrarlı bir talebe neden olacaktır. Perakende sektöründe son birkaç yılda inşa edilen alışveriş merkezlerinin sayısı zaten artış göstermiştir, bu trendin zayıflayarak da olsa bir süre daha devam etmesi beklenmektedir. Otel inşaatlarındaki artışın ise ofis ve ticari binalardaki kadar yüksek olması beklenmemektedir.

Türkiye’nin içinden ve özelikle çevre ülkelerinden gelen yüksek talep, gelecekte Türk inşaat şirketlerinin faydalanabileceği pek çok fırsat barındırmaktadır.

Sektörün Güçlü Tarafları

  • Güçlü makine parkı,
  • Deneyimli teknik eleman,
  • Teknolojik bilgi birikimi,
  • Farklı gelir gruplarına yönelik alternatif projeler üretilebilmesi,
  • Katma değerin tamamının yerli üretim olması,
  • Yurtdışı iş deneyiminin yüksek olması,
  • Büyüyen ekonomi paralelinde yükselen gayrimenkul talebi,
  • Kentsel dönüşüm ve yenilemenin talebe dönüştürülebilmesi,
  • Yoğun girişimcilik.

Sektörün Zayıf Tarafları

  • Uygun arsa bulmada yaşanan güçlükler,
  • Yetersiz sayıda kalifiye inşaat işçisi,
  • Yurtdışı müteahhitlik sektörüne verilen teşviklerin azlığı,
  • Kayıt dışı olması,
  • Sigorta mekanizmasındaki zafiyetler,
  • Kamu yatırımlarına aşırı duyarlılık,
  • Kısalan taahhüt süreleri.
İNŞAAT SEKTÖRÜ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Ülkemiz bugün güçlü ekonomiye geçiş sürecindedir. Türkiye dünyanın 16. Ve Avrupa’nın 6. En büyük ekonomisidir. En hızlı gelişmekte olan 10 pazardan birisi olarak g-20’nin de üyesidir. OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan’dan sonra  en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır. Son sekiz yılda 94 milyar doların üzerinde doğrudan yabancı yatırım çeken güçlü ve kurumsallaşmış ekonomisiyle Türkiye,  2008-2010 yılları arasında doğrudan yabancı yatırımda dünyanın en cazip 15. Ülkesi konumundadır.

Güçlü ekonomiye geçen bu süreçte ekonomimizde iç ve dış dinamiklerden kaynaklanan önemli dalgalanmalar olmuştur.  Şöyle ki İnşaat sektörü 2001 krizinin ardından hızla küçülmüştür. Ancak 2002 yılından itibaren uygulanan istikrar programı ile toparlanma sürecine girdi. 2004 yılından itibaren sektör rekor oranda büyüme göstermiştir. 2006 yılında yüzde 18,5 büyüyen sektör, 2007 yılından itibaren durgunluk sürecine girmiştir.

2007 yılında konut talebindeki azalma, seçim dönemi ve ekonomik ve siyasi belirsizlikler durgunluk döneminde etkili olmuştur. 2006’daki yüksek performanslı büyümenin ardından sektör 2007 yılında yüzde 6,5 oranında ancak büyüyebilmiştir.

2007 yılı Ağustos ayında ABD’deki mortgage krizi ile başlayan finansal kriz, 2008 yılı Eylül ayından itibaren daha da derinleşerek global ölçekte bir ekonomik krize dönüşmüştür. Ülkemizde de 2007 yılında başlayan durgunluk 2008 yılında ekonomide çarkların tersine dönmesine yol açmıştır.

İnşaat Sektöründe Gelişme

İnşaat Sektöründe Sevindiren Haber

İnşaat sektöründe istihdam endeksi, bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 arttı. 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2012 yılının 1. dönemine ilişkin İnşaat İşgücü Girdi Endeksi verilerini açıkladı.

NACE Rev.2’ye göre hesaplanan 2005=100 temel yıllı, Üç Aylık İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi’nde, 2012 yılının 1. döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 artış yaşandı.

Aynı dönemde Bina İnşaatı Sektörü İstihdam Endeksi yüzde 4,1 artarak 74,9’dan 77,9’a yükselirken, Bina Dışı İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi yüzde 1,1 azalarak 104,6’dan 103,5’e düştü.

Çalışılan saat açısından değerlendirildiğinde, İnşaat Sektöründe Çalışılan Saat Endeksinde yılın ilk çeyreğinde 2011 yılının aynı dönemine göre yüzde 0,9 artış oldu.

Bina İnşaatı Sektörü Çalışılan Saat Endeksi yüzde 1,7 artarak 73,1’den 74,3’e ulaşırken, Bina Dışı İnşaat Sektörü Çalışılan Saat Endeksi yüzde 0,2 azalarak 105,2’den 105’e geriledi.

Aynı dönemde Brüt Ücret-Maaş Endeksi yüzde 16,3 artış kaydetti. Bina İnşaatı Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi yüzde 18,5 artarak 145,1’den 172’ye, Bina Dışı İnşaat Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi yüzde 13,9 yükselerek 198,5’den 226’ya çıktı. 

http://www.insaathaberleri.net/haber/18169-insaat-sektorunde-sevindiren-haber.html

Yapı Sektörü ve Proje Yönetimi

İş Tanımı
Modern inşaat is programı, çevresel koşullar, yasal yükümlülükler. maliyet ve kaynak gibi parametrelerin iç içe geçtiği kompleks bir çalışma sahasıdır. Uzman tavsiyesi ve yönlendirmesi olmadan, proje başarısızlık riski taşır ve olası risklerin gerçekleşmesiyle müsteri maddi zarar gorüp yasal mesuliyetler altına girebilir. Proje yönetimi,yatrımcının, proje geliştiricinin veya mülk sahbinin belirlediği hedefleri, projeleri do§rultusunda başarılı kılmak için sürekli değişen parametreleri de göz önünde bulundurarak gerçekleştirmesinde yardımcı olur
Çözüm
Proje Yonetimi nedir? 
Proje Yönetimi, bir inşaat projesinin zamanında, belirlenen bütçe dahilinde ve şartnamelere uygun olarak tamamlanması nı sağlamak için tasarlanmış bir yönetim hizmetidir Proje yönetimi, müşteri ile görevlendirilen Bureau Veritas proje müdürü arasında yakın bir işbiriliğini gerektirir. 
Proje müdürü operasyonun her safhasında profesyonel müşavirlik, teknik uzmanlık ve ilgili tüm birimlerin organizasyon hizmetlerini sağlar, Bureau Veritas.,projenin en başından itibaren gerçekçi bütçelerin belirlendiği ve ilgili tarafların temin ettiği bütün maliyet bilgilerinin takip edildiği dinamik bir maliyet ve kontrol yönetim programı sunar. 

Avantajları nelerdir? 
- Potansiyel sorunlar ve gecikmeler konusunda erken uyarı avantajı sağlamak. 
- Sorun yaşamamak için uygun tedbirlerin alınmasını sağlamak; 
- Süre ve bütçe sınırlamaları içerisirde hareket edilmesini sağlamak. 
- Şartnamelerde tanımlı şartların yerine getirilmesini sağlamak; 
- Zarar ve mesuliyetlerin önüne geçilmesine yardımcı olmak

Yapı Sektöründe Büyüme
Yapı Sektörü Yüzde 12.7 Büyüdü
Yapı Endüstri Merkezi Genel Müdürü Barış Onay, yapı sektörünün 2011 yılının 3. çeyreğinde yüzde 12,7 büyüdüğünü açıkladı.

17 Şubat 2012Sektörden Haberler

Onay, Yapı Endüstri Merkezi’nde düzenlenen toplantıda Türk Yapı Sektörü 2011 Raporu hakkında bilgi verirken sektörün 2011 3. çeyrek verilerine göre yüzde 12,7 büyüdüğünü, ancak Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı AB ülkelerinin aynı süre içinde yüzde 1,5’luk bir büyüme kaydettiğini belirtti.

Barış Onay, ”Türk yapı sektörü 2011 yılını 10’un biraz üzerinde çift haneli büyüme ile kapatacak. Fakat büyüme eğrisi yavaşlıyor. 2012’de yüzde 4-7 arasında bir büyüme öngörüyoruz” dedi.

Türkiye ekonomisinin 2000’den 2011 3. çeyreğine kadar gelen veri setine göre Türkiye’nin 2009 ve 2001 krizleri dışında ortalama yüzde 6’lar düzeyinde büyüdüğünü, ancak bu büyümenin 2011 yılında dünyanın genel trendinden kopuk derecede yükseldiğine işaret eden Onay, Türkiye’nin 2012’de yüzde 2,2 ile yüzde 4 arasında büyümesinin öngörüldüğünü kaydetti.

Onay, ”Türkiye hızlı bir yavaşlama göstermek zorunda. Çünkü bu tür büyüklüklerle büyümesi mümkün değil. Türkiye’nin büyümesinin normalize olması gerekiyor. Önümüzdeki 6 ayda Türkiye’nin büyüme hızında yavaşlama öngörebiliriz” diye konuştu.

Onay, Türkiye’nin büyümesinde en önemli iki etkenden birinin imalat sanayi kapasite kullanım oranı olduğunu, bu oran arttıkça işsizliğin de hemen aşağı indiğini belirtti.

Türkiye’nin cari açığının kriz dönemlerinde kapandığını, ülke ne zaman büyümeye başlarsa o zaman cari açığın da yükseldiğine işaret eden Onay, Türkiye’nin üretim modelinde bir yanlışlık olduğunu, daha fazla üreterek cari açığın kapatılamayacağını, şu anda alınması düşünülen önlemlerin de bunu ortadan kaldıracak kadar büyük etki yaratmayacağını savundu.

Onay, özel sektörün kendi üretim modelini değiştirerek cari açığı ortadan kaldırabileceğini, özel sektördeki üretim döngülerinin modernize edilmesi ve değiştirilmesi, katma değeri yüksek üretim modeline yönelinmesi gerektiğini kaydetti.

-Sektörde yatırımların yüzde 60’ını özel sektör yapıyor-

Türk yapı sektörünün büyümesi ile Türkiye’nin büyümesi arasındaki marjın kapandığını ve bunun iyiye işaret olduğunu belirten Onay, ”Türkiye’nin 2012 yılı için öngörülen büyüme bandı yüzde 2-4 arasında. Yapı sektöründeki büyüme de 4-7 bandı arasında olacak” diye konuştu.

Türkiye inşaat sektörünün GSYİH’ya katılma payının yüzde 5,7 olduğunu, inşaat yatırımlarına bakıldığında Türkiye’de 2011 3. çeyrek sonu itibariyle kamunun 12 milyar 531 milyon, özel sektörün ise 17 milyar 913 milyon lira inşaat yatırımı yaptığını belirten Önay, ”Yatırımların yüzde 60’ını özel sektör yapıyor” dedi.

-”İnşaatların yüzde 80’e yakını konut”-

Yapı Endüstri Merkezi Genel Müdürü Barış Onay, yapı ruhsatlarına göre bina sayılarına bakıldığında da toplam alınan ruhsat sayısının 67 bin 75 olduğunu, 57 bin 173’ünün ise konut olduğunu belirterek, ”Yapılan inşaatın yüzde 80’e yakını konut. Türkiye’deki 2011 3. çeyrek itibariyle satılan konut sayısı 101 bin 754” dedi.

Konut kredileri hacmi 2009 yılında 42,6 milyar lira iken 2011’de 69,3 milyar liraya ulaştığını, faiz oranının ise aynı dönemde 0,9’dan 1,29’a yükseldiğini dile getiren Onay, konut kredi faizleri yüzde 1’in altında kaldığı sürece vatandaşın konut almaya meyilli olduğunu söyledi.

Onay, Türkiye’de kimsenin cebindeki para ile ev araba almadığını, banka kredisi ile aldıklarını, o yüzden de konutların değerinin yukarı doğru çıktığını kaydetti.

-En fazla proje alınan 10 ülke-

Türkiye’nin yurt dışı müteahhitlik hizmetleri hakkında da bilgi veren Onay, Türk müteahhitlerin aldıkları projelerin yüzde 42,4’ünü BDT ülkelerinden, yüzde 30’unun Ortadoğu’dan, yüzde 19,3’ünü de Afrika ülkelerinden olduğunu belirtti.

Onay, bugüne kadar en çok proje alınmış ilk 10 ülkenin Rusya, Libya, Türkmenistan, Kazakistan Irak, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Romanya ve Cezayir olduğunu bildirdi.

Toplam 167 ülkeyi kapsayan demokrasi endeksinde Türkiye 89 sırada iken, Türkiye’nin en çok proje aldığı ülkelerden Rusya’nın 107, Libya’nın 158, Türkmenistan’ın 165, Kazakistan’ın 132, Irak’ın 111, Suudi Arabistan’ın 160, BAE’nin 122, Katar’ın 137, Romanya’nın 56 ve Cezayir’in 125. sırada yer aldığına işaret eden Onay, Arap Baharı olarak adlandırılan gelişmeler sonucunda Türk müteahhitlerinin özellikle Libya’da paralarının kaldığını hatırlattı.

Onay, yapı sektörünün Türkiye’nin ihracat açısından gurur duyması gereken bir sektör olduğunu, sektörün 2011 yılında 19 milyar 730 milyon dolar ihracat yapmasına karşın ithalat oranının 8 milyar 772 milyon dolar olduğunu söyledi.

Proje Yönetimi İşbirliği

2012’ye çapında ödüllü, endüstri lideri yazılım daha serbest devam ederken o bulut tabanlı inşaat proje yönetimi yazılım şirketi şirket daha fazla esneklik sağlayan Santa Barbara, California bölgesindeki operasyonlarını genişletiyor.

Santa Barbara, CA (PRWEB) 19 Haziran 2012

Cloud-tabanlı inşaat proje yönetimi  yazılım  şirketi Procore Technologies, Inc, 2012 yılında rekor büyüme ve artan genişleme planlarını açıkladı. Ödüllü Şirket geçen yıl kendi gelirlerinin iki katına yolunda zaten, ve daha fazla genişleme yolda.

Inşaat proje yönetimi yazılımı şirketi büyüme doğrultusunda operasyonlarını genişletmek için Santa Barbara, Kaliforniya merkezli yakın bir ofis alanına sahip olmuştur. Şirketin talebi karşılamak ve ek destek ve eğitim ile Procore müşterilerine sunmak için ilave personel işe alınacaktır.

"Biz Santa Barbara büyüyen bulut tabanlı teknoloji topluluğunun bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz" Proje CEO’su dedi. "Olağanüstü yeni teknolojiler ve örnek müşteri destek için endüstri lideri ün devam ederken, biz daha da büyüme yaratan ve 2012 yılında müşteri tabanı ve teklifleri sürdürmek için sabırsızlanıyoruz."

Ayrıca, Proje 2012 yılının geri kalan kısmında bulut tabanlı proje yönetim yazılımı kendi takımı için yeni endüstri lideri özellikler de piyasaya sürecek. Bu eklemeler iPad için geçtiğimiz günlerde serbest bırakılan mobil uygulaması Proje dahil Proje en pahalı proje yönetimi  yazılım özellikleri ve teklifleri, katılacak.

Proje inşaat proje yönetim araçları Sözleşme ve Değişim Sipariş Yönetimi, RFI Oluşturma ve Takibi, Günlük Log Yönetimi, Proje Çizelgeleme, Doküman Yönetimi, Proje İhale, İnşaat Proje Planlama, İnşaat Punch Listesi Durum İzleme, Arşivleme Fotoğraf ve dahil olmak üzere birçok kullanıcı dostu uygulamalar oluşur Teslimi Proje Yönetimi. Bu araçları ile, müşteriler, sözleşmeleri yönetmek doğru programları, toplantılar, belgeleri depolar, hızlı yakın RFIs, parça proje yazışmalar, monitör sigortası, parça saat çalıştı oluşturmak, teklif toplamak ve izlemek ve cevaplar düzenleyebilirsiniz.

2003 yılında kurulan, Inc, dünya çapında 500’den fazla müşterilerine bulut tabanlı inşaat yönetimi  yazılımı sağlar. Sanayi tesisleri, ofis binaları, apartmanlar, üniversite tesisleri, alışveriş merkezleri ve daha fazlasını içeren inşaat projelerinde her türlü 100.000 kayıtlı  kullanıcılar üzerinde, inşaat yönetimi yazılımı, ödüllü suite firsat kullanma. Teknolojileri, ya da ücretsiz bir online demo için hakkında daha fazla bilgi için.

HyperSmash.com